Bağrı yanık deyimi, içten içe derin acılar çeken, yüreği kederle dolu kimseyi anlatmak için kullanılır. Bu ifadede ‘bağır’ sözcüğü göğsü, iç dünyayı simgeler; ‘yanık’ ise o içdünyanın sanki kor ateşle tutuşmuş gibi sürekli bir ıstırap içinde olduğunu imgeler.
Bu deyim özellikle uzun süre geçmeyen, kronikleşmiş bir üzüntüyü yaşayan insanlar için söylenir. Sevgi acısı, özlem, yoksulluk ya da bir türlü kapanmayan yaralar gibi ağır yükler taşıyan kişiyi betimler. Günlük dilde ‘Bağrı yanık bir adam bu, yıllardır gülümsediğini görmedim’ gibi cümlelerde karşımıza çıkar; hem merhamet hem de derin bir empati duygusu taşır.
Bağrı yanık deyiminin örnek kullanımı:
Elif, oğlunu kaybettiğinden bu yana hiç toparlanamadı; komşular onun için ‘bağrı yanık bir kadın’ diyerek her gün kapısına yemek bıraktı. Yıllar geçse de o hüzün gözlerinden hiç eksilmedi.