Bağrına taş basmak deyimi, bir insanın derin bir acıya ya da üzüntüye katlanmak zorunda kalmasını, bu acıyı içinde tutarak dışa vurmadan taşımasını anlatır. Yüreğin tam üstüne soğuk ve ağır bir taş koymak gibi düşünülebilir bu mecaz; kişi hem acısının altında ezilir hem de sessizce göğüsler.
Bu deyim özellikle sevdiği birini kaybeden, haksızlığa uğrayan ya da çok istedikleri bir şeyden vazgeçmek durumunda kalan insanlar için kullanılır. Katlanılan acı paylaşılamaz, çözüme kavuşturulamaz; kişi yalnız başına o yükü sırtlanmak zorunda kalır. Günlük dilde çoğunlukla büyük bir fedakârlık ya da çaresiz bir kabulleniş anlatılmak istendiğinde bu ifadeye başvurulur.
Bağrına taş basmak deyiminin örnek kullanımı:
Elif, yıllarca emek verdiği projesinin iptal edildiğini öğrenince yıkılmıştı; ama ekibini üzmemek için bağrına taş bastı ve sabah toplantısına gülümseyerek girdi.