Bağrını delmek deyimi, kişinin içini parçalayacak kadar derin bir acı ve keder yaşaması anlamına gelir. Türkçede bağır sözcüğü göğsü ve yüreği simgeler; deyim ise bu acının insanı ta kalbinden deliyor gibi hissettirdiğini mecazi biçimde anlatır.
Deyim özellikle sevilen birinin kaybı, uzun soluklu bir ayrılık ya da beklenmedik kötü haberler gibi ruhu derinden sarsan anlarda kullanılır. Yalnızca kişinin kendi acısını değil, başkasının çektiği büyük üzüntüyü anlatmak için de başvurulabilir; ‘bu haber bağrını deler’ gibi ifadelerle günlük dilde zaman zaman karşılaşılır.
Günlük dilde ya da yazılı anlatılarda bu deyime başvurulduğunda, söz konusu acının sıradan bir üzüntünün çok ötesinde olduğu, ruhu derinden sarsan, içten gelen bir keder olduğu anlaşılır.
Bağrını delmek deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet, yakın arkadaşının kazada hayatını kaybettiğini duyduğunda telefonu elinden düşürdü. Günlerce kendini toparlamak için uğraştı; herkes bu haberin onun bağrını deldiğini görebiliyordu.