“Battı balık yan gider” deyimi, bir durumun artık geri döndürülemez bir noktaya ulaştığını, en kötüsünün çoktan yaşandığını ve bundan böyle daha fazla bir şey kaybedilemeyeceğini anlatır.
Bu deyim genellikle büyük bir sıkıntı ya da yıkımın ardından kullanılır; kişinin “artık ne olsa fark etmez” ruh halini yansıtır. İşini, parasını ya da değer verdiği bir şeyi yitiren biri, cesaretini toplayarak yeni bir hamle yaparken bu deyimi söyleyebilir. Durumun en dip noktasına gelindiğinde kaybedilecek başka bir şey olmadığından, kişi artık daha özgür ve korkusuz bir şekilde hareket edebilir.
Deyimdeki mecaz şudur: suya gömülmüş bir balığın daha da aşağı çekilmesi artık anlamlı değildir, çünkü balık zaten dibdedir. Bu imge, gidişatın en kötüye ulaştığı anlarda insanın içindeki kabulleniş ve cesaret duygusunu çok yerinde özetler.
Battı balık yan gider deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet, yıllarca emek verdiği şirketin kapandığını öğrenince önce büyük bir hayal kırıklığı yaşadı; ama kısa süre sonra “Battı balık yan gider” diyerek uzun süredir hayalini kurduğu kafe projesini hayata geçirmeye karar verdi. Kaybedecek başka bir şeyinin kalmadığını düşünerek bu adımı atmak ona ilk kez özgür hissettirdi.