Cadı kazanı deyimi, insanların birbirine düşman kesildiği, çekişmelerin ve söylentilerin hiç dinmediği ortamları anlatmak için kullanılır. Böyle bir yerde huzur bulmak neredeyse olanaksızdır; herkes bir şeylerin peşinde, herkes birinin arkasından konuşmaktadır.
Deyimdeki kazan imgesi tesadüf değildir: içinde her şeyin kaynadığı, kabardığı ve taşmak üzere olduğu bir kap gibi, bu tür ortamlarda da gerilim ve söylenti sürekli tırmanır. İş yerleri, apartman koridorları veya küçük kasaba meydanları gibi insanların sık sık bir araya geldiği mekânlar zaman zaman bu sıfatla anılır.
Deyim çoğunlukla bu ortamın içinde bunalan ya da durumu dışarıdan gözlemleyen biri tarafından dile getirilir. Hem yaşanan kargaşayı özetler hem de o ortamdan uzak durmak gerektiğini ima eden hafif bir uyarı içerir.
Cadı kazanı deyiminin örnek kullanımı:
Kerem işe ilk hafta başladığında, her öğle yemeğinde çalışanların birbirini nasıl çekiştirdiğine tanık oldu; kimin kimi şikâyet ettiğini saymak güçleşmişti. Patronun odasından çıkan biri, koridorda hemen başka bir gruba fısıldamaya başlıyordu. Kerem anlamıştı: bu iş yeri tam bir cadı kazanıydı.