Çilingir sofrası deyimi, üzerinde bol meze bulunmayan, büyük bir hazırlık ve özen gösterilmeksizin kurulan içki masasını anlatır.
Böyle bir sofrada asıl ağırlık içkidedir; yiyecek olarak belki birkaç zeytin, bir parça peynir ya da kuru yemiş konulur, sofra gösterişten uzak ve sadedir. Deyim çoğunlukla samimi arkadaş ortamlarında, ani kararla bir araya gelinen anlarda kullanılır; büyük bir ziyafet yerine sohbet ağırlıklı, mütevazı bir buluşmayı çağrıştırır.
Biri ‘çilingir sofrası kurduk’ dediğinde kastettiği açıktır: ciddi bir hazırlık yoktur, ama neşe ve muhabbet eksik değildir.
Çilingir sofrası deyiminin örnek kullanımı:
Elif, iş çıkışı ansızın iki arkadaşını evine davet etti; mutfaktan birkaç zeytin ile peynir çıkardı, masaya bir şişe rakı koydu. Yiyecek sınırlıydı ama kimse bundan yakınmadı; çilingir sofrasının asıl tadı zaten o samimi ve sıcak ortamdan çıkıyordu.