Deli saraylı deyimi, ölçüyü kaçıracak biçimde süslenip tuhaflık sınırını aşan, üzerini abartılı takılarla donatan kadınları tanımlamak için kullanılır. Yalnızca şık ya da süslü olmak bu nitelemeyi hak ettirmez; asıl mesele giyim ve takılardaki uyumsuzluk ile aşırılıktır.
Bu deyim genellikle bir kadının kılık kıyafetiyle dikkat çektiği ama bunu zarif değil gösterişli ve dağınık bir şekilde yaptığı durumlarda kullanılır. Çoğunlukla arkadaşça bir alaya alma ya da hafif bir eleştiri tonu taşır; ciddiyetten çok şaşkınlık ve gülümseme eşliğinde söylenir. Deyimin içindeki ‘saraylı’ imgesi ihtişamı çağrıştırırken ‘deli’ sözcüğü bu ihtişamın kontrolden çıktığını, hatta yakışıksız bir hal aldığını vurgular.
Deli saraylı deyiminin örnek kullanımı:
Elif düğüne üç kolye, beş bilezik ve iri küpelerle gelince, uzaktan gören teyzesi gülümseyerek ‘Kızım, deli saraylı gibi giyinmişsin’ dedi. Rengarenk eteği ve bol takılarıyla Elif, o gün salonun en çok konuşulan misafiri oldu.