“Devede kulak” deyimi, bir şeyin son derece küçük ve önemsiz kaldığını anlatmak için kullanılır. Deve büyük bir hayvan olduğundan kulağı ona kıyasla çok küçük görünür; bu görsel orantısızlık deyime güçlü bir mecaz kazandırır.
Bu deyim özellikle bir ihtiyaç ya da beklenti karşısında sunulanın yetersiz kaldığı durumlarda kullanılır. Büyük bir sorun varken yapılan küçük yardımı ya da verilen az miktarı küçümsemek için söylenir. Günlük dilde “bu para devede kulak” ya da “bu çaba devede kulak kalır” biçiminde sıkça karşımıza çıkar.
Deyimin gücü, devenin iri yapısıyla kulağının boyutu arasındaki uçurumdan gelir. Ne kadar büyük bir ihtiyaç ya da sorun söz konusuysa, ona karşılık gelen küçük şey de o ölçüde anlamsız görünür. Bu yüzden deyim, hem bir niceliği hem de bir anlamsızlığı vurgulamak için kullanılır.
Devede kulak deyiminin örnek kullanımı:
Elif, apartmanın bozuk asansörünü onartmak için sakinlerden bağış topladığında, Mehmet’in getirdiği on lira görününce herkes birbirine baktı; usta ücretleri düşünülünce bu miktar gerçekten devede kulaktı.