Deve kuşu gibi olmak deyimi, bir kimsenin zaman zaman ortaya çıkıp zaman zaman ortalıktan kaybolması ya da en çok ihtiyaç duyulduğu anlarda türlü bahaneler ardına sığınarak görünmez olması anlamına gelir.
Bu deyim çoğunlukla sorumluluktan kaçan, yardımına güvenilemeyen kişiler için kullanılır. Arkadaş ortamında, iş hayatında ya da aile içinde böyle biri vardır: Her şey yolundayken çevresinde dolaşır, ama asıl güç anlarda sırtını döner. Deyimin deve kuşuna yapılan gönderme, bu hayvanın tehlike karşısında başını kuma gömdüğüne dair yaygın inançtan beslenir; tıpkı deve kuşu gibi, böyle bir insan da zorluklar baş gösterince sanki yok olur.
Günlük konuşmada genellikle hafif bir sitem ya da şikâyet tonuyla dile getirilir. ‘Deve kuşu gibi’ benzetmesi, kişinin bu kaçışını hem zarif hem de bir o kadar eleştirel biçimde anlatmayı sağlar.
Deve kuşu gibi olmak deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, proje ekibinin en sesli üyesiydi; her toplantıda fikirler önerir, kolları sıvardı. Ama son teslim haftasında telefonu kapanmış, mesajlarına cevap vermez olmuştu. ‘Yine deve kuşu gibi oldu,’ diye söylendi arkadaşları, işi gene kendi aralarında paylaşmak zorunda kalarak.