Dile getirmek deyimi, bir düşünce, duygu veya sorunu açıkça söylemek, sözlerle ifade etmek anlamına gelir. Bir kimse ya da konu hakkında konuşmak ve bunun önemini karşı tarafa aktarmak da bu deyimin kapsadığı anlamlar arasındadır.
Günlük hayatta bu deyim, içe atılan şeylerin nihayet konuşulduğu anlarda ya da birisinin duygularını açığa çıkartmaya yönlendirildiği durumlarda sıkça karşımıza çıkar. Birinin hoşnutsuzluğunu, sevincini veya düşüncesini paylaşması, bazen de karşısındakini konuşmaya teşvik etmesi bu deyimle anlatılır.
Toplantılarda, sohbetlerde veya resmi ortamlarda dile getirmek eylemi büyük önem taşır; çünkü söylenmeyenlerin birikmesi çoğu zaman çözümsüz sorunlara kapı aralar. Bu yönüyle deyim, açık ve dürüst iletişimi özendiren bir çağrı niteliği de taşımaktadır.
Dile getirmek deyiminin örnek kullanımı:
Elif, haftalar boyunca işyerindeki sıkıntıları içine atmış, kimseyle paylaşmamıştı. O gün toplantıda sorunlarını dile getirince herkes durumun ne denli ciddi olduğunu anladı. Yöneticisi, bu kadar önemli bir konuyu sonunda açıkça dile getirdiği için ona içtenlikle teşekkür etti.