Eciş bücüş deyimi, görünümü düzensiz, orantısız ve hiç de hoş olmayan şeyleri ya da kişileri tanımlamak amacıyla kullanılır. Biçimi bozuk, bakıldığında rahatsızlık veren nesneleri, giysileri, yapıları veya fiziksel görünüşü anlatmak için bu ifadeye sıkça başvurulur.
Günlük konuşmalarda çoğunlukla eleştiri ya da şikâyet bağlamında karşımıza çıkar; kimi zaman hafif bir şakayla, kimi zaman da keskin bir kınama olarak söylenir. Birinin özensizce dikilen elbisesinden, okunaksız ve karmakarışık yazısından ya da perişan bir dekordan söz ederken bu deyimi kullanmak son derece doğaldır.
Deyimin içindeki tekrarlı ses yapısı, tanımladığı çarpık ve yamuk izlenimini ses düzeyinde de pekiştirir; bu yüzden eciş bücüş ifadesi hem anlamıyla hem de söylenişiyle kulağa komik ve yerinde gelir.
Eciş bücüş deyiminin örnek kullanımı:
Kerem bütün gece oturmuş sınav kâğıdını telaşla doldurmuştu; ancak yazıları o kadar eciş bücüştü ki öğretmeni hangi harfi yazdığını çözmekte güçlük çekti. Yanındaki arkadaşı da not alırken ona bakıp gülümsemekten kendini alamadı.