El ağzıyla çorba içmek deyimi, bir kimsenin kendi özgün görüşleri yerine etrafındaki insanların söylediklerini sanki kendisine aitmiş gibi aktarması anlamına gelir.
Bu deyim özellikle bağımsız bir kanı oluşturmak yerine çevresindekilerden duyduklarını papağan misali yineleyen kişiler için kullanılır. Konuşmalarında sürekli başkalarının ifadelerine yaslanmak, hiçbir katkı eklemeksizin onları olduğu gibi tekrar etmek bu kalıpla özetlenir. Deyimdeki mecaz, beslenme eyleminin simgesel kullanımından güç alır: Kendi ağzınla değil başkasının ağzıyla çorba içmek, bir anlamda kendi düşünsel gıdanı kendin üretememek demektir.
Günlük yaşamda bu deyim çoğunlukla hafif bir eleştiri ya da uyarı amacıyla dile getirilir. Biri sürekli başkalarının görüşlerini kendi fikri gibi sunarsa çevresindekiler ‘el ağzıyla çorba içiyor’ diyerek bunu fark ettirmeye çalışır.
El ağzıyla çorba içmek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem sabahki toplantıda müdürün söylediklerini hiç yorum katmadan, neredeyse kelimesi kelimesine aktardı. Arkadaşı Elif öğle yemeğinde ona el ağzıyla çorba içmeyi bırakmasını ve kendi düşüncesini paylaşmasını söyledi. O günden itibaren Kerem her konuşmadan önce bir an durup gerçekten ne hissettiğini kendine sormaya başladı.