Eli ayağı buz kesilmek deyimi, derin bir üzüntü ya da sarsıcı bir haberle karşılaşıldığında kişinin aniden hareketsiz kalması, ne yapacağını bilemez hâle gelmesi anlamına gelir.
Bu deyim, çoğunlukla beklenmedik bir acı karşısında yaşanan o ilk donup kalma anını betimler. Keder öylesine büyük olur ki eller ve ayaklar adeta işlevini yitirir; kişi orada dikilip kalır, içi boşalmış gibi bir hâl alır. Mecazın gücü de buradan gelir: buz gibi soğuk ve kıpırdayamaz olma duygusu, derin bir acının bedendeki yansımasını gözler önüne serer.
Sevilen birinin kaybı, uzun süredir korkulan kötü bir haberin nihayet gelmesi ya da yüreği sızlatan beklenmedik bir gelişme… Böyle anlarda insanın içinden geçenleri anlatmak için eli ayağı buz kesilmek deyimine sıklıkla başvurulur; çünkü bu deyim, sözcüklerin yetersiz kaldığı o sessiz çöküşü çok yerinde yakalar.
Eli ayağı buz kesilmek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, müdürün odasından çıkarken yüzü sararmıştı; babasının kazayı geçirdiğini öğrenince eli ayağı buz kesilmişti. Koridorda bir süre öylece durdu, etrafındaki sesleri duyamaz, adım atamaz hâlde.