Göz değmek deyimi, birine ya da bir şeye yönelik aşırı hayranlık veya imrenmenin ardından o kişinin ya da nesnenin kötü bir duruma sürüklenmesi anlamına gelir. Halk arasında köklü bir yer tutan nazar inancıyla iç içe geçmiş bu deyim, beğeni veya kıskançlık içeren bakışların olumsuz sonuçlar doğurabileceği düşüncesini dile getirir.
Bu deyim çoğunlukla beklenmedik bir talihsizlik, hastalık ya da terslik yaşandığında kullanılır. Sağlıklı büyüyen bir bebeğin aniden hastalanması, işleri yolunda giden birinin birdenbire sıkıntıya girmesi ya da çiçeklenen bir bitkinin solmaya başlaması gibi durumlarda ‘göz değdi’ yorumu yapılır. Sevilen ve beğenilen her şeyin bu etkiye açık olduğu düşünüldüğünden deyim, özellikle güzel, başarılı veya kıymetli görülen şeyler için sıklıkla dile getirilir.
Gündelik Türkçede hem gerçek bir inanç ifadesi olarak hem de mecazi biçimde kullanılabilen deyim, zaman zaman hafif bir şakayla da söylenebilir. ‘Sana göz değdi galiba’ cümlesi, karşıdaki kişiye şanssızlığının dışarıdan gelen bir etkiyle açıklanabileceğini ima eder.
Göz değmek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem’in yıllarca emek verdiği küçük kafe, yeni açıldığından beri dolup taşıyordu; ancak bir hafta içinde üst üste arızalar çıkınca annesi ‘Herkes çok övdü, göz değdi bu iş yerine’ dedi. O günden sonra kapıya küçük bir nazar boncuğu astılar.