Hatırı kalmak deyimi, birine gücenmek ya da darılmak anlamına gelir. Beklenen bir ilgi, saygı ya da değerin gösterilmemesi sonucunda kişinin içinde biriken kırgınlık duygusunu anlatır.
Bu deyim en çok yakın çevre ilişkilerinde karşımıza çıkar; bir arkadaşın önemli bir günü unutması, bir akrabanın ziyareti ihmal etmesi ya da yapılan bir iyiliğin karşılıksız kalması bu duygunun kaynağı olabilir. Açık bir tartışmaya dönüşmeden sessizce yaşanan bu kırgınlık, bireyin içinde kalan ve çoğunlukla dışa vurulmayan bir küskünlüğü ifade eder.
Deyimdeki ‘hatır’ sözcüğü, kişiye duyulan saygı ve değeri simgeler. Hatırının kalması ise bu saygının zedelenmesi, göz ardı edilmesi anlamına gelir. Dolayısıyla deyim, yalnızca anlık bir sinirlenmeyi değil, daha derin bir kırgınlığı ve hayal kırıklığını yansıtır.
Hatırı kalmak deyiminin örnek kullanımı:
Elif, doğum günü partisine yakın arkadaşlarından hiçbirinin gelmemesi üzerine içten içe kırıldı; ama bu durumu kimseye belli etmek istemedi. Annesi günün sonunda ‘Hatırın mı kaldı yavrum?’ diye sorduğunda Elif sadece omuzlarını silkti.