İki eli bağrında kalmak deyimi, bir durumu değiştirmeye ya da önlemeye gücü yetmemek, yapabileceği hiçbir şey kalmamak anlamına gelir. Bağrında kavuşturulmuş, harekete geçemeyen ellerin imgesiyle oluşan bu deyim, tam anlamıyla eli kolu bağlı bekleyişi simgeler.
Genellikle acil ya da ağır bir durum karşısında çözüm üretemeyen kişiler için kullanılır. Sevdiğini hasta yatağında görmek, bir felakete seyirci kalmak ya da alınan yanlış bir karara itiraz edememek gibi anlarda bu deyime başvurulur. İçinde derin bir çaresizlik ve üzüntü barındırır; insanın ne kadar istese de bazı şeyleri değiştiremediğini kabullenmek zorunda kaldığı o acı anları betimler.
İki eli bağrında kalmak deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, yıllarca emek verdiği projenin iptal edildiğini öğrendiğinde iki eli bağrında kaldı; yöneticilerin kararını tersine çevirecek hiçbir argümanı, hiçbir yetkisi yoktu. O gün toplantı odasından sessizce çıktı.