Karınca duası gibi deyimi, gözle seçilmesi zor, çok küçük ve güç okunan yazılar için kullanılır. Bir not, afiş ya da el yazısı öyle sıkışık olur ki harfler birbirine girer; bu ifade tam da böyle durumları anlatır.
Genellikle biri bir metni uzaktan okuyamadığında ya da yazının okunaksızlığından şikâyet ederken söylenir. Hafif alaycı ama kırıcı olmayan bir ton taşır; asıl vurgu, yazının düzenli ve belirgin olmamasındadır. Günlük hayatta reçete, aceleyle yazılmış notlar ya da küçük puntolu bir metin için karşımıza çıkabilir.
Karınca duası gibi deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe, öğretmenin tahtaya yazdığı notu görünce yanındaki Mehmet’e bunun karınca duası gibi olduğunu söyledi. Yaklaşınca ikisi de yazıyı güçlükle okuyabildi.