Kıt kanaat geçirmek deyimi, elindeki az parayla ancak geçinmeye çalışmak, rahat bir düzen kuramadan yaşam sürmek anlamına gelir.
Bu söz çoğunlukla geliri giderini karşılamayan, ay sonunu güçlükle getiren kişiler için kullanılır. İçinde hem sıkışmışlık hem de idare etme çabası vardır; kişi yoklukla boğuşsa da gündelik hayatı sürdürmeye çalışır. Beklenmedik bir fatura, kira artışı ya da düşük maaş gibi durumlar bu deyimi akla getirir.
Mecaz yönü, azlığın getirdiği sıkıntıyı ve buna rağmen gösterilen dayanıklılığı birlikte anlatmasındadır. Kimi zaman üzgün, kimi zaman serinkanlı bir tonda söylenir; asıl vurgu, zor şartlarda geçinmenin ne kadar yorucu olduğundadır.
Kıt kanaat geçirmek deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe, bu ay beklenmedik masraflar yüzünden kıt kanaat geçiriyor. Yine de çocukların ihtiyaçlarını aksatmamak için markette her kuruşu hesaplıyor. Akşam olunca, bu düzenin ne kadar yorucu olduğunu gülümseyerek anlatıyor.