Kıtı kıtına deyimi, eldeki imkânın ancak yettiğini, fazlasına yer bırakmayan bir durumu anlatır. Bir şeyin ne rahat rahat yettiğini ne de insanın içini ferahlatacak kadar bol olduğunu ima eder.
Bu deyim çoğunlukla geçim sıkıntısı, dar bütçe ya da zor toparlanan bir para düzeni anlatılırken kullanılır. Söylenişinde sitem ve yorgunluk sezilir; kimi zaman da kişinin tasarruf etmek zorunda kaldığını, elindekini dikkatle harcadığını gösterir. Günlük konuşmada, ay sonunu getirmeye çalışan birinin hâlini ya da bir işin ancak minimum düzeyde yürüdüğünü anlatmak için karşımıza çıkar.
Kısacası kıtı kıtına, azlığın ve zor yetişen imkânların dildeki kısa karşılığıdır. Deyim, durumun bolluktan uzak olduğunu anlatırken abartıya kaçmadan sade bir tablo çizer.
Kıtı kıtına deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet bu ay masrafları hesaplarken maaşının kıtı kıtına yettiğini fark etti. Akşam evde bunu anlatınca, Ayşe gereksiz harcamaları hemen kısmanın en doğrusu olacağını söyledi.