Küplere binmek deyimi, bir kişinin aşırı derecede öfkelenmesi, sinirden kendini kaybedecek duruma gelmesi anlamına gelir. Sıradan bir kızgınlığı değil; yüzün kızardığı, sesin yükseldiği, kişinin kendini zor tuttuğu yoğun bir öfke patlamasını anlatır.
Bu deyim genellikle haksızlığa uğrayan, sözü çiğnenen ya da beklemediği kötü bir haberle sarsılan kişiler için söylenir. Birinin küplere bindiğini belirttiğimizde, onun artık sakin sakin konuşamayacak kadar gerildiğini anlatmış oluruz. Trafikte sıkışan bir sürücüde, sözünde durmayan birine kızan bir arkadaşta ya da haksızlığa içerleyen bir çalışanda bu hâli sıkça görürüz.
Birine küplere binme demek ise sakin kalması, öfkesine kapılmaması için yapılan bir uyarıdır. Deyim, öfkenin insanı ne kadar kolay ele geçirebileceğini hatırlatır.
Küplere binmek deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet, sabah yıkattığı arabasının kapısına komşunun çocuğu çizik atınca küplere bindi. Yüzü kıpkırmızı olmuş, öfkeden ne söyleyeceğini şaşırmıştı. Annesi araya girip onu zorlukla sakinleştirdi.