Kuru soğuk deyimi, yağışın bulunmadığı, havanın nemden uzak ama oldukça sert olduğu soğuk havayı anlatmak için kullanılır. Gökyüzü açık olsa bile rüzgârla birlikte insanın içine işleyen, kemikleri donduran keskin bir soğuğu ifade eder.
Bu deyim genellikle kış aylarında, yağmur ya da kar yağmadığı hâlde havanın iyice soğuduğu günler için söylenir. Dışarı çıkan kişi açık gökyüzünü ya da güneşi görüp aldanabilir; oysa böyle havalarda soğuk, nemli günlere göre daha çok hissedilir ve insanı çabuk üşütür. Bu yüzden kuru soğuk, kalın giyinmeyi ve dikkatli olmayı gerektiren bir hava durumunu anlatır; ferah görünüşüne rağmen aslında çetin geçen bir kış gününün habercisidir.
Kuru soğuk deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet sabah pencereden baktığında güneşli havayı görünce ince ceketiyle dışarı çıktı. Ancak durağa varmadan dişleri birbirine vurmaya başladı; meğer dışarıda iliklere işleyen bir kuru soğuk varmış. Eve dönüp kalın montunu giymeden bir adım daha atamadı.