Lokma ağzında büyümek deyimi, üzüntü ya da iştahsızlık yüzünden insanın ağzına aldığı yiyeceği çiğneyip yutamaması anlamına gelir. Kişi sofraya oturur ama içindeki sıkıntı yemek yemesine engel olur.
Bu söz, bir derdi, kaygısı ya da acısı olan kimseler için kullanılır. Ağıza alınan parça aslında büyümez; ama yaşanan üzüntü o kadar ağırdır ki en küçük lokma bile boğazdan geçmek bilmez, dakikalarca ağızda kalır. Sevdiğini kaybeden, kötü bir haber alan ya da derin bir kaygıya kapılan birinin bu hâle düşmesi sık görülür.
Günlük hayatta birinin yemeğe el sürmediğini, tabağıyla oyalandığını gördüğümüzde içinde bir üzüntü taşıdığını anlarız. İşte bu deyim, tam da o anki çaresizliği anlatır.
Lokma ağzında büyümek deyiminin örnek kullanımı:
Babaannesinin hastalığını duyan Elif, akşam sofrasına isteksizce oturdu. Önündeki çorbadan bir iki kaşık aldıysa da derdi yüzünden lokması ağzında büyüdü, bir türlü yutamadı.