Ne od var ne ocak deyimi, hiçbir varlığı bulunmayan, son derece yoksul kişilerin durumunu anlatmak için kullanılır. Eli darda olan, geçinmekte güçlük çeken, en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan insanlar için söylenir.
Deyimdeki ‘od’ sözcüğü eski Türkçede ateş anlamına gelir; ‘ocak’ ise evin ısındığı, yemeğin pişirildiği yerdir. Bir evde yakacak ateşin de onu barındıran ocağın da olmaması, oradaki yoksulluğun ne denli derin olduğunu çarpıcı biçimde gösterir.
Günlük hayatta kimi zaman acıma duygusuyla, kimi zaman da bir kişinin içinde bulunduğu zorluğu vurgulamak için bu söze başvururuz. Birinin gerçekten muhtaç olduğunu anlatmak istediğimizde sıkça karşımıza çıkar.
Ne od var ne ocak deyiminin örnek kullanımı:
Mahallenin en eski evinde tek başına yaşayan Hatice teyzeyi anlatırken komşular hep aynı şeyi söylerdi: kadıncağızın ne odu var ne ocağı. Elif bir akşam ona sıcak çorba götürdüğünde, evdeki yokluğu görünce gözleri dolmuştu.