Nefsine yedirememek deyimi, bir kişinin gururuna ya da onuruna dokunan bir davranışı, durumu veya sözü kabullenememesi, içine sindirememesi anlamına gelir. Kişi, kendi değerine yakışmadığını düşündüğü bir şeyi yapmaktan ya da kabul etmekten gururu nedeniyle uzak durur.
Genellikle birinden yardım istemeyi, geri adım atmayı ya da küçük düşürücü bulduğu bir teklifi reddettiği durumlarda kullanılır. Kişinin öz saygısının ne denli güçlü olduğunu, kimi zaman da inatçı bir tavra büründüğünü anlatır. Günlük hayatta, hak ettiğine inandığı bir şeyden olunca sessizce çekilen ama bunu içine atan insanları tanımlarken sıkça karşımıza çıkar.
Deyimdeki yedirememek sözü, bir lokmayı yutamamak gibi, kişinin o durumu içine sindiremediğini, hazmedemediğini mecazi olarak anlatır. Yani gurur, kabul edilmesi güç olan şeyi adeta boğazdan geçirmez.
Nefsine yedirememek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem takımın en deneyimli oyuncusuydu, bu yüzden maç boyunca yedek kulübesinde beklemeyi bir türlü nefsine yediremedi. Antrenörle tartışmak yerine surat asıp idmanı erkenden terk etti.