Oldum olası deyimi, bir kişinin bir özelliğinin ya da bir durumun çok eski zamanlardan bu yana hiç değişmeden sürüp geldiğini belirtmek için kullanılır. Kısacası kişinin kendini bildi bileli aynı kalan, sonradan edinilmemiş bir yönüne işaret eder; süregelen bir alışkanlığa, sevgiye ya da huya vurgu yapar.
Çoğunlukla insan kendi değişmez bir özelliğini anlatırken bu deyime başvurur. Sevdiği bir yemeği, çekindiği bir durumu ya da köklü bir alışkanlığı dile getirirken işe yarar. İçinde kalıcı, derin bir his taşır; konuşan kişi o huyun zamanla oluşmadığını, hep var olduğunu anlatmak ister. Bu yüzden günlük konuşmada ‘oldum olası kalabalıktan hoşlanmam’ gibi cümlelerde sıkça duyulur.
Oldum olası deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet, çay ocağında arkadaşlarına çocukluğunu anlatıyordu. Denize hiç girmediğini söyleyince herkes şaşırdı; o da gülümseyerek oldum olası sudan korktuğunu, küçükken bile ayaklarını ıslatmaya yanaşmadığını ekledi.