Ölü mevsim deyimi, bir yerde alışverişin, iş hareketinin ya da kazancın gözle görülür biçimde azaldığı, ortalığın sakinleştiği dönemi anlatır. Genellikle esnafın, turizmin ya da mevsime bağlı işlerin yavaşladığı zamanlar için kullanılır.
Bu ifade, hem ekonomik durgunluğu hem de insanların elindeki işlerin azaldığı sessiz bir ara zamanı hissettirir. Bazen yakınma, bazen de durum tespiti olarak söylenir; şu ara iş yok anlamını taşır. Mecaz olarak, hayatın bir döneminin canlılığını yitirmesini de akla getirir. Bu yüzden özellikle gelir beklentisinin düştüğü zamanlarda sık duyulur. Özellikle sahil kasabalarında bu durum yaz dışı aylarda daha belirgindir.
Ölü mevsim deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe’nin küçük kırtasiyesinde yaz tatilinin bitmesine rağmen müşteri azdı. O da komşusuna, bu hafta tam bir ölü mevsim oldu, dedi ve siparişlerin yeniden açılmasını bekledi.