Önüne düşmek deyimi, birine yol gösterip onu doğru yere ya da doğru işe yönlendirmek anlamına gelir. Burada anlatılan şey yalnızca önden yürümek değil, aynı zamanda bilgi vermek, yön tayin etmek ve kişinin işini kolaylaştırmaktır.
Bu deyim, yolu bilmeyen birine yardımcı olan, yeni bir ortamda tecrübesiyle destek veren kişiler için kullanılır. Bazen bir büyüğün küçüğe, bazen de işi bilen birinin acemiye el uzatmasını anlatır. İçindeki mecaz, önde giderek başkasına güvenli bir yön açma fikrini taşır.
Günlük hayatta, kaybolan bir misafire adres tarif ederken ya da yeni başlayan birine bir süreci adım adım anlatırken bu deyim akla gelir. Yardımseverlik, sabır ve paylaşma duygusu taşır; karşı tarafı yalnız bırakmayan, güven veren bir tavrı öne çıkarır.
Önüne düşmek deyiminin örnek kullanımı:
Elif yeni işe başladığı gün binayı karıştırınca Mehmet önüne düşüp onu toplantı salonuna götürdü. Sonra dosyaları nasıl düzenleyeceğini de tek tek anlattı.