Örsle çekiç arasında kalmak deyimi, iki baskın tarafın arasında sıkışıp karar verememe durumunu anlatır. Kişi, her iki yönden de baskı görür ve hangi seçeneği seçse bir bedel ödeyeceğini düşünür.
Bu deyim çoğunlukla aile içinde, iş yerinde ya da iki farklı görüş çatıştığında söylenir. İçindeki mecaz, demirin iki sert araç arasında biçim verilmesine dayanır; kişi de aynı sert baskı altında kalmış gibi hisseder. Söz, doğrudan bir uyarıdan çok, zorlanmayı ve çıkışsızlığı anlatır.
Günlük hayatta biri, arkadaşının isteğiyle ailesinin beklentisi çakıştığında ya da iki önemli karar birbirine ters düştüğünde bu ifadeyi kullanabilir. Hem çaresizliği hem de doğru yolu bulma çabasını taşır.
Örsle çekiç arasında kalmak deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe, yeni iş teklifi ile ailesinin şehir değiştirmeme isteği arasında kaldı ve kendini örsle çekiç arasında kalmış gibi hissetti. Mehmet ona acele etmemesini, iki tarafı da dikkatle düşünmesini söyledi. Sonunda ortak bir çözüm bulmaya çalıştılar.