Yel yeperek yelken kürek deyimi, bir işi ya da yolculuğu büyük bir hızla, hiç durmaksızın tamamlamak ya da bir yere yetişmek anlamına gelir. Vaktinin dar olduğunu hisseden, gecikme korkusuyla koşturan biri için kullanılır.
Deyimin içindeki imgeler denizcilik dünyasından gelir: hem yelkeni rüzgara açmak hem de kürek çekmek, bir gemiyi olabildiğince hızlı ilerletmeye çalışmaktır. Bu iki gücü aynı anda kullanmak, aceleyi en güçlü biçimde ifade eder. Gündelik konuşmada, kısa sürede yetişmesi gereken işleri ya da bir an önce bir yere varmak isteyen birini anlatırken bu deyime başvurulur.
Deyim çoğunlukla hafif bir şaşkınlık ya da gülümsemeyle söylenir; telâşla koşturan birini anlatmanın oldukça renkli bir yoludur.
Yel yeperek yelken kürek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, uçuşunun üç saat sonra olduğunu ancak öğleden sonra hatırlayınca yel yeperek yelken kürek valizini topladı, taksiye atlayıp havalimanına koştu. Güvenlik görevlisi onun telaşlı yüzüne bakıp gülümsedi, neyse ki kapı henüz kapanmamıştı.