Zindan kesilmek deyimi, bir yerin ışık almayan, kapalı ve boğucu bir hâle gelmesini anlatır. Böyle bir ortamda insanın içi sıkılır; hava ağırlaşır, karanlık da iyice baskınlaşır. Deyim, görünüşten çok hissedilen sıkışmışlığı vurgular.
Bu söz çoğunlukla güneş görmeyen odalar, rutubetli bodrumlar ya da havasız yaz akşamları için söylenir. Bazen de bir evin, sınıfın veya iş yerinin dayanılmaz derecede bunaltıcı olmasını anlatır. ‘Zindan’ benzetmesi, hem karanlığı hem de çıkışsızlık duygusunu çağrıştırır.
Günlük konuşmada biri mekânın havasını, sıcaklığını ya da kasvetini anlatırken bu deyime başvurur. Amaç sadece şikâyet etmek değil, ortamın insanı ne kadar daralttığını canlı bir dille göstermektir.
Zindan kesilmek deyiminin örnek kullanımı:
Akşamüstü perdeler kapanınca eski evin salonu zindan kesildi. Ayşe hemen pencereyi açtı, çünkü içeride durmak iyice zorlaşmıştı.