Abayı yakmak deyimi, birine tutkuyla bağlanmak, ona gönülden âşık olup aklını başından almak anlamına gelir. Kişinin sevdiği insanı düşünmekten kendini alamadığı, içini ısıtan o yoğun duyguyu anlatır.
Genellikle birinin coşkulu sevgisini, çoğu zaman da hafif bir takılma havasıyla dile getirmek için kullanılır. Birinin gözleri başka birini görünce parlıyorsa, çevresindekiler ona sen buna abayı yakmışsın diyerek gönlünü kaptırdığını sezdirir. Daha çok yeni filizlenen, insanı baştan çıkaran sevdalar için söylenir.
Deyimdeki benzetme de oldukça anlamlıdır: aba, eskiden sıkça giyilen kalın bir yün giysidir. İnsanın böyle değerli bir eşyasını yakacak kadar kendinden geçmesi, duyulan sevginin gücünü çarpıcı biçimde gözler önüne serer.
Abayı yakmak deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, sınıfa yeni gelen Elif’i gördüğü günden beri kendinde değildi; ne dersleri dinleyebiliyor ne de arkadaşlarıyla doğru düzgün konuşabiliyordu. Sonunda en yakın arkadaşı dayanamadı ve gülerek, sen bu kıza resmen abayı yakmışsın, dedi.