Açmaza düşmek deyimi, kişinin hangi yöne gitse çıkış bulamadığı, kararını bir türlü veremeden sıkışıp kaldığı bir duruma saplanması anlamına gelir. Önündeki bütün yollar kapanmış, ne yapsa işin içinden kolayca sıyrılamayacak gibidir.
Bu deyim genellikle çözümsüz görünen bir sorun ya da iki ucu da kötü duran bir seçim karşısında kullanılır. Hangi yola sapsak çıkmaz sokakla karşılaşacakmış, ne yapsak bir şeyleri kaybedecekmiş gibi hissettiğimiz anlarda açmaza düştüğümüzü söyleriz. Bir tarafı seçince ötekini kırmaktan, bir adım atınca daha büyük bir sorunla yüzleşmekten çekindiğimiz için olduğumuz yerde donup kalırız. İçimizdeki bu sıkışmışlık ve çaresizlik duygusunu tek bir sözle anlatmak istediğimizde bu deyim tam da imdadımıza yetişir.
Açmaza düşmek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem’e hem en yakın arkadaşı hem de patronu aynı akşam için ayrı sözler vermişti; ikisini de kıramayınca tam anlamıyla açmaza düştü. Ne arkadaşının doğum gününü kaçırmak istiyordu ne de işteki önemli toplantıyı. Telefonu elinde, hangisini arayıp özür dileyeceğini bilemeden uzun süre öylece oturdu.