Ağzı çiriş çanağına dönmek deyimi, kişinin ağzının iyice kuruyup yapış yapış bir hâle gelmesi, dilini zor döndürür duruma düşmesi anlamına gelir. Çoğunlukla konuşmakta güçlük çeken, sesi tutulan biri için kullanılır.
Çiriş, eskiden yapıştırıcı olarak kullanılan koyu ve yapışkan bir maddedir; konulduğu çanağın içi kuruyunca tortusu sertleşip kabuk bağlar. Deyim de bu görüntüden doğmuştur: büyük bir heyecan, korku, yorgunluk ya da susuzluk yüzünden ağzın kuruyup tutukluk yapması, içi kurumuş bu çanağa benzetilir.
Sınavda heyecandan tek kelime edemeyen bir öğrenci, sıcakta susuz kalan bir yolcu ya da saatlerce durmadan konuşmuş biri için bu söz sıkça duyulur. Hem bedensel bir rahatsızlığı hem de o anki çaresizliği birlikte anlatır.
Ağzı çiriş çanağına dönmek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem sahnede mikrofonu eline alıp kalabalığı görünce öyle heyecanlandı ki ağzı resmen çiriş çanağına döndü. Konuşmaya çalıştı ama sözcükler boğazında düğümlendi; ancak bir bardak su içtikten sonra kendini toparlayıp şiirini okuyabildi.