Akıntıya kürek çekmek deyimi, başarıya ulaşmanın mümkün olmadığı bir işe zaman ve emek harcamak anlamına gelir. Sonucu değiştirme ihtimali bulunmayan durumlarda ısrarla uğraşmayı, adeta güçlü bir akıntıya karşı kürek çekerek ilerlemeye çalışmayı betimler.
Bu deyim genellikle birinin gerçekçi olmayan bir hedefe inatla sarıldığını, ya da çoktan belirlenmiş bir kaderi değiştirmeye çalıştığını gördüğümüzde kullanılır. İçinde taşıdığı mecaz çok güçlüdür: Suyun akıntısına karşı kürek çeken bir kayıkçıyı düşündüğünüzde, ne kadar yorulursa yorulsun yerinde saydığını, hatta geri gittiğini görürsünüz.
Çevremizde bu duruma düşen birine uyarı olarak söylenir; bazen de kişi kendi çabasının beyhude olduğunu fark ettiğinde içinden geçirdiği bir teslimiyet ifadesi olarak kullanılır. Söz, hayata dair sade ama derin bir gerçekliğe işaret eder: Her çabanın bir sınırı vardır.
Akıntıya kürek çekmek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, şirkette yıllardır uygulanagelen o hatalı sistemi tek başına değiştirmeye çalışıyordu. Üst yönetimden destek göremeyeceğini anlayan eski bir iş arkadaşı ona döndü: “Bırak artık, akıntıya kürek çekiyorsun.” Kerem de bir süre sonra bu gerçeği kabullenerek enerjisini başka bir yöne çevirdi.