“Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” deyimi, kişinin önündeki her iki seçeneğin de eşit ölçüde sorun yarattığı, gerçek anlamda köşeye sıkışılmış bir durumu anlatır. Ne yapacağını bilemeyen, her yolun da kendisine zarar vereceğini fark eden biri için bu deyim tam bir çıkmazı gözler önüne serer.
Deyim, özellikle ağır bir karar vermek zorunda kalınan anlarda kullanılır; iki seçenekten hangisi tercih edilirse edilsin olumsuz bir sonucun kaçınılmaz olduğu durumlara dikkat çeker. Kişinin çaresizliğini ve sıkışıp kaldığını vurgulayan bu ifade, hem kendine hem başkasına söylenebilir.
Deyimin içindeki imge son derece somuttur: tükürmeyi aşağı yöneltirsen sakalına, yukarı yöneltirsen bıyığına bulaşır; her iki durumda da kirden kurtulmak mümkün değildir. Bu çarpıcı görüntü, hangi tarafa döndüğünden bağımsız olarak zarar göreceğini ustaca aktarır.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet, ortağıyla yaşadığı anlaşmazlığı mahkemeye taşırsa uzun soluklu bir dava sürecine girecek, taşımazsa maddi kaybına razı olmak zorunda kalacaktı. Babası durumu dinleyince başını sallayarak, ‘Oğlum, aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık; kolay değil bu iş,’ dedi.