Aşık atmak deyimi, kendi kapasitesinin veya gücünün üzerinde biriyle rekabete girmeye kalkışmak anlamına gelir. Genellikle biri haddini aşarak çok daha deneyimli ya da yetenekli bir rakiple boy ölçüşmeye soyunduğunda bu deyim kullanılır.
Bu deyim, çoğu zaman kibre ya da öz değerlendirme eksikliğine dikkat çekmek amacıyla söylenir. Birinin güçlü bir rakiple mücadeleye girdiğini, bu girişimin onu zor durumda bırakabileceğini ya da bıraktığını vurgular. Özellikle iş hayatında, sporda veya tartışmalarda kişinin sınırlarını zorlayan, kendinden çok üstün biriyle kapışmaya çalışması durumunu anlatır.
Deyimin içindeki ‘aşık’ sözcüğü eski bir kemik oyununu çağrıştırır; rakibinin taşını düşürmeye çalışmak, rakiple açıkça meydan okuma anlamı taşır. Bu mecaz, günlük dilde biri büyüğüne, ustasına ya da çok daha güçlü birine meydan okuduğunda sıkça dile getirilir.
Aşık atmak deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, yıllarca uluslararası turnuvalarda yer almış satranç ustasına karşı oynamak için masaya oturdu; izleyenler onun aşık attığını ve bu maçı kazanmasının neredeyse imkânsız olduğunu fısıldaştı.