“Bin dereden su getirmek” deyimi, birisini kandırmak ya da onu yanıltmak amacıyla tatlı dilli, çeşitli ve çoğunlukla sahte söylemlerle ikna etmeye çalışmak anlamına gelir.
Bu deyim, özellikle bir kimsenin kendi çıkarı için karşısındakini türlü bahaneler ve uydurma vaatlerle oyaladığı durumlarda kullanılır. Aldatma eyleminin tek bir sözle değil, uzun uzadıya örülmüş yalan dolu anlatılarla gerçekleştirildiğini vurgular. “Bin dere” imgesi, bu çabanın ne denli zahmetli ve karmaşık olduğunu gözler önüne serer; kişi amacına ulaşmak için birbirinden farklı pek çok söylem üretmekten geri durmaz.
Günlük hayatta kurnaz ve dolambaçlı davranan biri için sıklıkla dile getirilen bu deyim, hem kınamayı hem de uyarıyı içinde barındırır. Dinleyiciye, karşısındaki kişinin zekice kurulmuş tuzaklarına düşmemesi gerektiğini hatırlatır.
Bin dereden su getirmek deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe, eski arabasını yüksek fiyata satmak için alıcıya haftalarca bin dereden su getirdi; aracın hiç arızalanmadığını, bakımlarının düzenli yapıldığını, hatta yarı fiyatına aldığını iddia etti. Alıcı servise götürünce gerçeği öğrendi ve anlaşmadan vazgeçti.