Burnu sürtülmek deyimi, bir kimsenin kendi tutum ya da kararlarının ağır sonuçlarını yaşayarak gerçek bir ders çıkarması, bir daha o yola girmeyecek kadar olgunlaşması anlamına gelir.
Deyim çoğunlukla kibirli, inatçı ya da çevresinin uyarılarını kulak ardı eden biri hakkında söylenir. Böyle biri zamanla bedelini öder, hayat ona gerekli tokadı vurur ve artık daha alçakgönüllü bir tutum sergilemeye başlar. İçinde hafif bir ‘hak etti’ duygusunu da barındıran bu ifade, kınama ya da acımasızlıktan çok ibret vurgusuyla kullanılır.
Deyimdeki mecaz, ‘burun sürtme’ imgesinden beslenir; birini zorla eğip bükmek, küçük düşürerek terbiye etmek demektir. Günlük dilde ise çoğunlukla hayatın bizzat o terbiye edici rolü üstlendiği durumları anlatmak için başvurulur.
Burnu sürtülmek deyiminin örnek kullanımı:
Elif, ortaklara yıllarca ‘ben bilirim’ diyerek iş yürüttü; uyarıları da ciddiye almadı. Sonunda şirket büyük bir zarara uğrayınca herkes burnunun sürtüldüğünü gördü. O günden sonra Elif toplantılarda hiç kimsenin sözünü kesmez oldu.