“Dağdan gelip bağdakini kovmak” deyimi, bir işe hiçbir katkısı ve hakkı olmayan birinin sonradan ortaya çıkarak o işe alın teri dökmüş kişiyi devre dışı bırakmaya kalkmasını anlatır.
Bu deyim, özellikle emeğin haksızca görmezden gelindiği durumlarda kullanılır. Uzun süre bir projeye ya da göreve bağlılıkla emek harcayan birinin, o süreçte hiçbir katkı sunmamış biri tarafından yerinden edilmeye çalışıldığı anlarda bu söz akla gelir. Haksız bir el koyma girişimini, arsızca sahiplenme çabasını dile getirir.
Deyimdeki “dağ” imgesi, uzakta ve ilgisiz bir yerde bekleyen birini çağrıştırırken “bağ” ise üzerine emek ve zaman harcanmış değerli bir alanı simgeler. Bu iki unsur yan yana gelince ortaya çıkan tablonun adaletsizliği daha da çarpıcı bir hal alır.
Dağdan gelip bağdakini kovmak deyiminin örnek kullanımı:
Elif, gönüllü olarak üstlendiği mahalle kültür etkinliğini aylarca tek başına planladı ve hayata geçirdi. Etkinlik büyük ilgi görünce araya hiç girmemiş bir tanıdığı gelip organizasyonun yönetimini devralmak istedi; çevredekiler bu tutumu “dağdan gelip bağdakini kovmaya çalışmak” olarak nitelendirdi.