Damarı tutmak deyimi, bir kimsenin birden inat etmeye başlaması ya da huysuz bir tavır takınması anlamına gelir.
Bu ifade, çoğunlukla sinirlenip söz dinlemez hale gelen ya da bir konuda ısrar eden kişiler için kullanılır. Deyimdeki ‘damar’ sözcüğü, insanın içindeki o sert, dik başlı yanı imgeler; sanki o damara dokunulunca kişi kendini tutamaz olur. Çocuklar için sık kullanılsa da yetişkinler için de geçerlidir.
Günlük yaşamda genellikle şikayetçi ya da hayıflanır bir tonla söylenir. ‘Bugün damarına bastılar’ ya da ‘Damarı tuttu, kimseyle konuşmuyor’ gibi kullanımlarla karşılaşılır. Kişiyi doğrudan eleştirmekten kaçınırken onun içinde bulunduğu huysuz ya da inatçı ruh halini anlatmaya yarar.
Damarı tutmak deyiminin örnek kullanımı:
Kerem sabah kahvaltıda istediği yumurtayı bulamayınca damarı tuttu; ne söylense dinlemedi, odaya kapanıp öfkeyle oturdu. Annesi ‘Bugün damarı tutmuş, boşver’ diye seslendi babasına.