Demir leblebi deyimi, ya üstesinden gelinmesi son derece güç bir işi ya da karşı konulması neredeyse imkânsız olan sert, inatçı bir kişiyi nitelendirmek için kullanılır. Her iki anlamında da ortak payda, olağanüstü bir çetinlik ve zorluğa işaret etmesidir.
Deyimin temelindeki imge son derece açıklayıcıdır: leblebi, bilinen en yumuşak ve kolay yenilen atıştırmalıklardan biridir; ancak demirden yapılmış bir leblebiye dişini geçirmek elbette mümkün değildir. Bu karşıtlık aracılığıyla deyim, hem aşılmaz engeller hem de boyun eğmez insanlar için güçlü bir tanım sunar.
Birisi çok zor bir görevle boğuşurken ya da hiçbir şekilde ikna edilemeyen, taviz vermeyen biriyle uğraşırken bu deyim devreye girer. İçinde hafif bir hayranlık ya da çaresizlik barındıran, hem uyarı hem kabulleniş niteliği taşıyan bir söyleyiş biçimidir.
Demir leblebi deyiminin örnek kullanımı:
Elif, yeni işe başladığında şirketteki en zorlu hesabı devraldı; aylar geçmesine karşın müşteriyle anlaşmak bir türlü mümkün olmadı. Ekip arkadaşları bu müşteriyi demir leblebi olarak tanımlamıştı, Elif ise bunu artık bizzat yaşayarak anlıyordu.