Gözleri fal taşı gibi açılmak deyimi, bir insanın beklenmedik bir olay ya da sürpriz bir haberle karşılaştığında derin bir şaşkınlık yaşamasını anlatmak için kullanılır. Bu anı betimlerken gözlerin olağandışı biçimde büyüyüp genişlediği imgesi ön plana çıkar.
Deyim, hem sevindirici hem de olumsuz bir sürpriz karşısında yaşanan o anlık çarpılma hissini aktarmak için günlük dilde sıklıkla kullanılır. İçindeki ‘fal taşı’ benzetmesi, şaşkınlık anında iyice açılan ve yuvarlaklaşan gözleri iri, yuvarlak bir taşa benzeterek bu şaşkınlığın ne kadar büyük olduğunu güçlü bir görsel imgesiyle ortaya koyar. Özellikle hiç umulmayan bir haberle ya da olağanüstü bir durumla yüzleşildiğinde bu deyime başvurulur.
Gözleri fal taşı gibi açılmak deyiminin örnek kullanımı:
Elif, annesinin doğum günü sürprizi için tüm aileyi gizlice toplamıştı; kapıyı açan annesi gözleri fal taşı gibi açılarak olduğu yerde donup kaldı. Birkaç saniye geçtikten sonra kendine gelerek sevinçle herkesi kucaklamaya başladı.