“Gözüne dizine dursun” deyimi, yapılan iyilikleri ya da emekleri takdir etmeyen, görmezden gelen kişilere yönelik duyulan öfke ve hayal kırıklığını dile getiren bir beddua ifadesidir.
Bu söz, birine yardım eden ya da iyilik yapan kişinin bu çabasının karşılıksız kalması durumunda duyduğu buruk öfkeyi anlatır. Özellikle nankörlük eden, iyiliğe teşekkür ya da vefa yerine kayıtsızlıkla karşılık veren kişilere yönelik kullanılır. Deyimin içindeki “gözüne dizine” ifadesi, yapılan iyiliğin o kişiye asla fayda sağlamaması dileğini mecaz yoluyla ortaya koyar.
Gündelik hayatta bu deyim, verdiği emeğin değerini karşı tarafın görmediğini anlayan kişinin ağzından bir sitem ve acı bir dilek olarak dökülür. Hem kırıklığı hem de öfkeyi aynı anda barındıran bu ifade, konuşma dilinde oldukça canlı biçimde yaşamaya devam etmektedir.
Gözüne dizine dursun deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe, komşusu hasta yatarken aylarca her gün yemek taşıdı, alışverişini yaptı; komşusu iyileşince ise kapıdan selam bile vermez oldu. Ayşe’nin annesi durumu öğrenince ‘Gözüne dizine dursun senin iyiliklerinin’ diyerek iç çekti. Ayşe ise bu tecrübeden sonra insanları daha iyi tanıyacağını öğrenmişti.