Gücüne gitmek deyimi, birinin söylediği bir söz ya da yaptığı bir davranış nedeniyle alınmak, kırılmak anlamına gelir. Bunu yaşayan kişi, karşısındakinin tutumundan rahatsız olur ve içten içe küskünlük duyar.
Bu deyim, özellikle yakın ilişkilerde, beklentilerin karşılanmadığı ya da farkında olmadan bir yara açıldığı anlarda sıkça kullanılır. Arkadaşın verdiği dürüst ama sert bir yorum, annenin önemsiz gördüğü bir başarı ya da bir iş arkadaşının kayıtsız tavrı kişinin gücüne gidebilir. Deyimin içindeki güç sözcüğü burada onur ve öz saygıyla ilişkilidir; birinin gücüne gitmek, onun benliğine dokunmak demektir.
Günlük konuşmalarda hem şikâyet hem de uyarı amacıyla kullanılan bu deyim, söylenen sözün kasıtlı olup olmadığından bağımsız biçimde ortaya çıkan kırılganlığı dile getirir. Bunu söylemen gücüme gitti ifadesi, bir kırılmanın itirafı olduğu kadar karşıdaki kişiye çizilen bir sınır bildirimi de sayılabilir.
Gücüne gitmek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, hazırladığı projeyi heyecanla ekibine sundu; ancak Mehmet hiç yorum yapmadan sadece omuz silkip geçti. Bu kayıtsızlık Kerem’in gücüne gitti ve toplantının geri kalanında tek kelime etmedi.