Hâli vakti yerinde deyimi, ekonomik açıdan güçlü, geçim kaygısı taşımayan, maddi refahı olan kişiyi tanımlamak için kullanılır. Bu ifade, bir kişinin yalnızca temel ihtiyaçlarını değil, daha fazlasını karşılayabilecek bir yaşam standardına sahip olduğunu anlatır.
Günlük hayatta bu deyim, birini tanımlarken ya da takdirle söylenebilir. Bir komşudan, akrabadan ya da iş insanından söz ederken ‘hâli vakti yerinde biri’ demek, o kişinin rahatlık ve konfor içinde yaşadığını ima eder. Deyim zaman zaman hafif bir imrenme ya da kıskanma tonuyla da dile getirilebilir.
Deyimin içindeki ‘hâl’ ve ‘vakit’ sözcükleri kişinin genel durumunu ve koşullarını anlatır; her ikisinin de ‘yerinde’ olması, hiçbir şeyin eksik olmadığını, maddi açıdan her şeyin yolunda gittiğini simgeler.
Hâli vakti yerinde deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe, eski sınıf arkadaşı Nermin’in sahil kasabasında büyük bir yazlık aldığını duyunca hiç şaşırmadı; Nermin’in hâli vaktinin yerinde olduğunu zaten herkes bilirdi. Yıllar içinde kurduğu işi büyütmüş, kazandığı parayı da akıllıca yatırıma dönüştürmüştü.