Havlu atmak deyimi, girişilen bir mücadelede artık devam etmeme kararı alarak yenilgiyi kabullenmek anlamına gelir. Kişinin karşısındaki zorluğa ya da rakibine boyun eğdiğini, elindeki tüm imkânları kullanmaya değmeyeceğini düşündüğünü anlatır.
Özellikle uzun ve yorucu bir çaba sonucunda tükenen, artık başarıya ulaşamayacağını hisseden biri için kullanılan bu deyim, bir çeşit kabul ve teslim duygusunu yansıtır. İş hayatındaki zorlu bir süreçten vazgeçmek, zorlu bir tartışmadan geri çekilmek ya da yarışmada rakibe galip gelmesine izin vermek gibi durumlar için söylenir.
Deyimin kökeninde boks sporu yatar; bir boksörün köşesindeki antrenör maçı durdurmak istediğinde ringe havlu atar ve bu somut hareket zamanla pes etmenin genel simgesi hâline gelir. Bugün deyim, spor dışında hayatın her alanında karşımıza çıkar.
Havlu atmak deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, aylarca süren iş görüşmelerinde arka arkaya reddedilince sonunda havlu attı ve o şehirden ayrılmaya karar verdi. Arkadaşları vazgeçmemesini söylese de o, daha fazla denemenin bir anlamı olmadığını düşünüyordu.