Kırk körün bir derneği deyimi, birden fazla çaresiz kişinin tek bir kişiden yardım, yönlendirme ya da çözüm beklediği durumu anlatır. Bu söz, herkesin sıkışıp kaldığı ve gözünü aynı kişiye çevirdiği anlarda kullanılır.
Genellikle yükün bir kişinin omzuna bindirildiği ya da kalabalığın kendi başına adım atamadığı durumlarda söylenir. Taşıdığı anlamda hem sıkıntı hem de sitem vardır; çünkü bekleyenler çoktur ama çıkış yolu bulması beklenen kişi tektir. Günlük hayatta aile içinde, iş yerinde ya da bir toplulukta bu tablo sık sık karşımıza çıkar.
Deyim, çaresizliğin ve tek noktaya bağımlı kalmanın yarattığı baskıyı mecazlı biçimde anlatır. Bu yüzden, yalnızca kalabalığı değil, o kalabalığın çözüm umudunu da vurgular.
Kırk körün bir derneği deyiminin örnek kullanımı:
Toplantıda herkes susup Mehmet’e baktığında, Ayşe bunun tam bir kırk körün bir derneği olduğunu düşündü. Sonunda bütün yük ona kalmıştı.