Ne âlâ memleket deyimi, adaletsizliğin olağan karşılandığı, yanlışların adeta bir düzene dönüşüp sürüp gittiği durumlarda söylenen alaycı bir sözdür. Burada gerçek bir övgü yoktur; tam tersine, bozulmuş işleyişe karşı duyulan kızgınlık ve çaresizlik dile getirilir.
Çoğunlukla biri hak etmediği bir çıkar sağladığında, kayırılan kişiler ödüllendirildiğinde ya da kurallar yalnızca belli kimselere işlediğinde söylenir. ‘Âlâ’ sözcüğü ‘çok iyi, güzel’ demektir; bu yüzden deyim, görünüşte ülkeyi överken aslında onunla acı acı dalga geçer. Günlük hayatta torpilin, kayırmanın ve cezasız kalan haksızlıkların karşısında insanın içinden geçeni özetler. Kısaca ‘demek burada herkes istediğini yapabiliyor, kimse hesap vermiyor’ anlamında bir sitemdir.
Ne âlâ memleket deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet, sınavda kopya çeken arkadaşının hem birinci olup ödül aldığını hem de kimseden bir uyarı almadığını görünce çok bozuldu. Kurallara uyan kendisi ise eli boş kalmıştı. Başını iki yana sallayarak ‘ne âlâ memleket’ dedi ve sessizce sınıftan çıktı.