Ne Şamın şekeri ne Arabanın yüzü deyimi, bir şeyin getireceği yarar ne kadar çekici olursa olsun, onu elde etmek için hoşlanılmadığı biriyle yüz yüze gelmeye ya da istenmeyen bir duruma katlanmaya değmeyeceğini anlatır. Kişi, kazanacağı iyi şeyden gönüllü olarak vazgeçer; çünkü bu kazancın bedeli ona ağır gelir.
Genellikle bir işin ya da fırsatın peşinden gitmek istemeyen birinin duygusunu özetlemek için söylenir. Sözdeki Şam şekeri çok beğenilen, değerli olanı; Arabın yüzü ise o tatlıyı alabilmek için katlanılması gereken istenmeyen tarafı simgeler. Yani kişi, hem o güzel şeyi hem de onunla uğraşmayı birlikte reddeder.
Günlük hayatta, sevmediğimiz biriyle muhatap olmamak için bir avantajdan bile vazgeçtiğimiz anlarda bu söze başvururuz. Rahatımızı ve huzurumuzu küçük bir çıkarın üstünde tuttuğumuzu anlatmanın kısa, çarpıcı bir yoludur.
Ne Şamın şekeri ne Arabanın yüzü deyiminin örnek kullanımı:
Eski bir tanıdığı kârlı bir iş için Mehmet’i ortaklığa çağırdığında o yalnızca başını salladı. Adamla yaşadığı geçmiş tatsızlıklar aklına gelince, ne Şamın şekeri ne Arabanın yüzü deyip kazancı hiç düşünmeden teklifi kibarca geri çevirdi. Huzuru, eline geçecek üç beş kuruştan çok daha değerliydi onun için.