O kadar kusur kadı kızında da olur deyimi, çok küçük bir kusurun bağışlanabileceğini, kusursuz görünen kişi ya da işlerde bile ufak tefek eksiklerin doğal olduğunu anlatmak için kullanılır.
Bu söz, en küçük ayrıntıya takılıp durmadan eleştiren kişilere karşı, hoşgörülü olmayı hatırlatmak için söylenir. Geleneksel olarak kadının kızı en terbiyeli, en kusursuz örnek sayılırdı; deyim de en saygın sanılan kişide bile minicik bir eksiğin bulunabileceğini, dolayısıyla küçük hataları büyütmenin gereksiz olduğunu vurgular.
Günlük hayatta yeni alınan bir eşyadaki ince bir çizik, güzel bir yemekteki azıcık tuz fazlası ya da titiz bir işte gözden kaçan küçük bir ayrıntı görülünce bu söze sığınırız. Amaç kusuru görmezden gelmek değil, onu olduğundan büyük göstermemektir.
O kadar kusur kadı kızında da olur deyiminin örnek kullanımı:
Elif, diktirdiği elbisenin eteğindeki minik bir dikiş kaymasını fark edince üzüldü. Annesi gülümseyerek elbiseyi şöyle bir çevirdi ve o kadar kusur kadı kızında da olur, kimse fark etmez bile diyerek onu rahatlattı. Elif de o akşam elbisesini gönül rahatlığıyla giydi.